Güzel insan, hepimiz kendi hikâyemizi anlatmaya başladığımızda sahnede sadece kendimizin olduğunu zannederiz, öyle değil mi? “Ben biraz asabiyim” deriz, “İlişkilerim hep aynı duvara tosluyor” deriz, “Para elimden su gibi akıp gidiyor, bir türlü bereketi bulamıyorum” deriz... Peki ya omuzlarını çökerten, yakanı bir türlü bırakmayan o devasa ağırlık aslında sana ait değilse? Babanın boğazında düğümlenmiş o kaskatı suskunluk, ninenin “kaderimmiş” deyip sineye çektiği o bastırılmış yas ya da büyük d ...