Akıldan yoksun bir vahiy, işlevsellik açısından donuklaşacaktır. Bu anlamda akıl, bütün maksat veya muradıyla vahyin gören gözü, işiten kulağı, tutan eli veya yürüyen ayağı gibidir. Zira vahyin şeklî hüviyeti, rivayet veya uygulamalar yoluyla belirli kültürlerde varlığını sürdürebilir. Ancak bu şekil ve uygulamaların, özü veya mahiyetini muhafaza edip bunu, farklı kültür ve medeniyetlere ya da tarihin diğer dönemlerine taşıyacak olan vasıta akıldır. Çünkü canlı, aklî değerlendirme veya esnetmele ...