Sanat, insanlık tarihinin en köklü hafıza mekânı; gelenek ise bu hafızayı kuşaktan kuşağa aktaran en güçlü bağdır. Coğrafyaların ruhunu, inançların estetiğini ve toplumların yaşam kültürünü ilmek ilmek, nakış nakış işleyen geleneksel sanatlar, yalnızca geçmişe ait birer seyirlik nesne değil; bugünün ve geleceğin sanat formlarını besleyen canlı birer kaynaktır. Bu kadim mirasın yaşatılması, doğru anlaşılması ve gelecek nesillere aktarılması ise şüphesiz ki akademik dünyanın disiplinlerarası ve ti ...