Bir mütebessim çehreydi, gözlerinde saklanan hüzne inat.
Âlim bir kafaydı, her kafaya denk söyleyeceği de mutlaka vardı.
Kibir semtine uğramamış bir İstanbul kibarıydı.
Sözü lâf olsun diye söyleyenlerden hiç olmadı, sözünü namusu bildi ömrü boyunca.
Kalpazan kalplerle mücadeleden geri durmayan derviş yüreği taşıdı göğsünde.
Dosdoğru bir dost olduğunu şehadet edenler saf tutup, el bağladılar son yolculuğunda ve bu dünyadan nev’i şahsına münha ...