Bir sabah, sadece evini ısıtmak için ormana giden Hüseyin, ardından cevapsız sorular ve yıllarca sürecek bir bekleyiş bırakır. Sınırın sessizliğinde kaybolan bu adamın ardından köyde tek bir iz vardır: bir ırmağın kenarına bırakılmış kıyafetler.
Herkes onun sulara kapıldığını sanır. Aramalar sonuçsuz kalır, umut zamanla suskunluğa dönüşür. Hüseyin artık yoktur; adı anılmayan, mezarı olmayan bir kayıp…
Ta ki on yıl sonra, geçmişten gelen bir itiraf her şeyi altüst edene, kadar.
...