Ağır bir geçmişin yükünü üzerinde taşıyan, çocuk yaşta hayata atılan ve şiddete meyilli sert bir baba… Şımartılmış, güzelliği dillere destan, narsist ama içindeki boşlukla baş edemeyen bir anne…
Ve o evde dünyaya gelen gözleri ışıl ışıl Hannah…
Hannah bu iki kutbun arasında büyüdü; sevgiyi, güveni, aşkı, arkadaşlığı ve dostluğu derin yaralar alarak deneyimledi. Her travmasında her hayal kırıklığında kendine aynı soruyu sordu: “Yanlış olan ben miyim, yoksa yaşadıklarım mı?”
...