Seherde uğradım gülşen bağına
Dökülmüş yaprağı, dal garip garip
Ateş-i hicranın basmış bağrına
Bülbül figân eder, dil garip garip
Hükmü maktel oldu devr-i baharın
Solmaya yüz tuttu reng-i gülzârın
Sordum gece gündüz gelir fizarın
Dedi bülbül: “Gitti gül, garip garip…”
Dedim, “Senin gibi ben de yanmışım.”
Dedi, “Ben derdimi nihân sanmışım.”
Dedim, “Mey-i aşkın içip kanmışım.”
Dedi, “Bencileyin bil, garip garip…”
Dedim, ...