Yıl 1985… Soğuk, bulutlu bir Ekim sabahıydı. Gökyüzü hâlâ bizimle birlikte yas tutuyor gibiydi. Yeniuyanmıştım ve kendi kendime “Neden bütün bunlar bizim başımıza geldi?” diye düşünürkenkapımızın çalmasıyla irkildim. Ben, annem ve kardeşim evde olduğumuza göre, bu saatte gelen kimolabilirdi? Bir an, “Acaba babam geri gelmiş olabilir mi?” diye düşünmeden edemedim çocuk aklımlave gülümseyerek kapıya yöneldim. Heyecanla kapıyı açtığımda, karşımda çocuk kalbimin o güne kadarhiç tanışmadığı bir yaban ...