Ebu’l-Hayzurân kızgın tankın üstüne oturdu. Nefes nefese kalmıştı. Olduğundan daha ihtiyar görünüyordu. Bu sırada Ebû Kays yavaşça tekerleğin üzerinden kayıp aşağıya inmiş ve tankerin gölgesinde yüzükoyun yere uzanmıştı. Esad ayakta durup bir süre ciğerlerini doldurabildiği kadar temiz havayla doldurup nefeslendi. Bir şeyler söyleyecek gibi oldu ama konuşamadı. Sonunda soluyarak:
“Oh be! Hava burada baya serinmiş.” dedi.
Yüzü ıslanmış ve kıpkırmızıydı. Pantolonu terden sırılsıklam olm ...