Bir milletin sesi kısıldığında, önce şairleri susar, sonra tarihinin sayfaları karartılır.
Ama Güney Azerbaycan’da kelime susmadı kalem, zincirleri kırmanın bir yolu oldu.
Bu topraklarda fikir, ateşin külleri arasından yeniden doğdu:
Zindanlardan kitaplar, sürgünlerden manifestolar, yasaklı dillerden destanlar çıktı.
Bu kitap, Zehtabi’nin bilincini, Pişeveri’nin iradesini, Behrengi’nin çocuk gözlerindeki umudu,
Cevat Heyet’in bilimin aydınlığında direnen kalbini bir ara ...