Uluslararası sistem, uzun bir süredir alışıldık denge kalıplarının çözülmeye başladığı, belirsizliğin ve öngörülemezliğin kalıcı hâle geldiği bir kırılma döneminden geçmektedir. Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte “tarihin sonu”, “liberal barış” ya da “küresel entegrasyon” gibi kavramlar etrafında şekillenen iyimser beklentiler, 21. yüzyılın ilk çeyreği tamamlanmadan yerini sert güç rekabetine, jeopolitik bloklaşmalara ve güvenliğin yeniden merkezî bir politika alanı hâline gelmesine bırakmış ...