“aklanmanız için hiç durmadan yağmalı yağmur
kasabanızda hep böyle güvercinler mi ölür
kavakların gölgesine sığınmaz mı uzun yoldan gelenler
günlerin bedeli kekik kokusu
manzaranızdan turnalar geçmez mi hiç
bıçağınız tuzu biliyor, ne mutlu yaranıza
neden hastaneleriniz hep yetişilemeyecek uzaklıkta
…
aklanamazsınız yüz yıl yağsa da yağmur
kasabanız güvercin mezarlığı”