Bir disiplinin tarihi, yalnızca ortaya koyduğu eserlerin değil; sorduğu soruların, benimsediği yöntemlerin, kurduğu
kurumların ve gelecek için açtığı imkânların da tarihidir.
Hafıza ve Miras, Türkiye’de bilim tarihi çalışmalarının yaklaşık bir asra yayılan serüvenine bu geniş perspektiften
bakıyor. Alanın tarihsel birikimini görünür kılarken, bilim tarihçiliğinin bugün karşı karşıya bulunduğu düşünsel,
yöntemsel ve kurumsal meseleleri de yeniden tartışmaya açıyor.
Farklı ...