Yazarın ikinci romanı olan Haliç, gerçeklik algısını rüya olgusu üzerinden kaleme almış; toplumsal ve kültürel ögeler ile bu sert içeriği samimi bir hava ile okuyucuya sunmuştur. Kitabın başrolü İlter'in bir vapur sohbeti esnasında duyduğu cümleler ile değişen hayatı ve bu değişimin ardından gelen tıpkı bir domino taşı gibi önce çevresine sonra da ulusları aşan bir şekilde tüm insanlığa etkisi ele alınır. Bu süreçte gördüğü tabaka tabaka rüyalar hem kitabın karakterlerine hem de okuyucuya "Hangi ...