“Tam iki bin yıl boyunca babadan oğula geçti hançer. İki bin yıl boyunca kâh sandıklarda saklandı kâh belde taşındı. Et doğrayan da oldu, odun kabuğu sıyıran da. Taşa çalan da oldu demire vuran da. Hançerin aldığı ağır yaralar eyelerle, masatlarla kapatılmaya çalışıldı. İki bin yıl sonra elde kalan, siline siline kabzasındaki işlemeleri kaybolmuş, eyelene eyelene çeliğinin suyu kaçmış hançerimsi bir bıçaktan başkası değildi… Halbuki kabzası sevgilinin dudaklarıyla mühürlenmiş bir hançerdi o ve e ...