Gören bilir, bilen yapar.
Bize verilen görme duyusunu, ancak görme işinden anlayan yapar. Tıpkı televizyonu yapanın görüntüleme aklına geldiği gibi, görmeyen bilmeyen televizyon gibi bir alet aklına gelsin madem gören yapar. Öyleyse en güzelini görmek ve görmek isteyecektir. Yokluğa, hiçliğe giden, kendisini temsil eden varlıklar olarak görmek istemeyecektir. Ebediyeti isteyen insanlar gibi oda ebediyeti isteyecek. Bu isteği ruhlarına vermiş, öyleyse ebedî cennetler verip mutlu görmek istey ...