“…Çalıkuşu geçmişin yükünü de aldı omuzuna. Rüzgâr nereye estiyse oraya uçtu. Geride bıraktığı evin penceresine son kez baktı. Kimse yoktu artık. Ne el sallayan ne de ‘kal’ diyen bir ses... Çok sevdiği diğer yarısını kaybetmiş, vazgeçilmezleri sevdiği yavruları, geleceklerini kurmak için uçmuşlardı yuvalarından. Bir zamanlar o pencerelerden içeri dolan kahkahalar şimdi sadece rüzgârla savruluyordu. Gitmek gerekiyordu. Kalmak ruhunu küflendirirdi. Adımlarını değil yüreğini taşıdı yola. Böylece Ça ...