Hayatını düşünce, dil ve beden üçgeninde dengeleyen bir
matematik profesörünün dünyası, eline tutuşturulan bir hastane
zarfıyla kökten değişir. Ölümün soyut bir kavram olmaktan çıkıp
varoluşsal bir gerçekliğe dönüştüğü o eşikte, zihindeki sorular
ayağa kalkar ve bir kurtuluş arayışı olarak yürüyüşler koşuya
dönüşür.
Urla’nın patikalarından Katmandu’ya, Piramitler’den Finlandiya’nın
buz tutan coğrafyalarına uzanan bu adımlar, yazarın zihninde
geçmişine, ail ...