“Gece yatmaya hazırlanırken, bir e-posta düşüyor ekranıma. Okumak için telefonumu alıyorum elime. Patronum Andre Bey’den geliyor. Bekliyordum bu mesajı. ‘Sabah sekizde ofisimde buluşalım,' diyor. Tamam mı? Tamam. ‘OK,' yazıp geri gönderiyorum. Kalbim küt küt atıyor, hissediyorum. Hayatımın en önemli toplantısı olacak bu. Yarın sabah, hayatımda her şey değişecek. Pencereye yaklaşıyorum. Önümde, gecenin karanlığı içinde ışıl ışıl İstanbul uzanıyor. Sabah ola hayrola."
Kadir Çevik, üç ...