Hazreti Ali, Peygamber Efendimiz’in sahâbesi arasında, bir yönüyle cesaret ve yiğitliğin, diğer yönüyle
ilim ve irfanın timsali olarak temâyüz etmiştir. Hem Resûlullah’ın amcazâdesi hem de damadı olması,
ona yalnızca tarihî değil, aynı zamanda soyunun kendisiyle devam ettiği müstesna bir konum
kazandırmıştır. O, müslümanların gönlünde hususi bir yere sahip bulunan Ehl-i Beyt’in serçeşmesi,
Haydâr-ı Kerrâr, Şâh-ı Velâyet ve Aliyyü’l-Murtazâ’dır.
Bu itibarla Hz. Ali’ye nis ...