Evden aldığı bir kâğıda, "Beni affet Hüzzâm. Varlığımla, sana hep hicranı, hüsranı getirdim. Hayatının en güzel yıllarını, varlığımın karanlığıyla örttüm hep. Artık sana bakacak ruhum ve yüzüm kalmadı. Geç kaldım hayatından çekilmekte, "Belki kader bir gün güler" ümidiyle. Yanılmışım, getirilen cesetleri mezarlarına sallayacak yüzüm ve gücüm kalmadı inan. Kaderimizi yazan kâtibin yakasını tutmak için gidiyorum. Seni, her zaman sevdim ve severek gidiyorum. Bahtın ve yolun açık olsun. Bütün haklar ...