Geçmişle şimdiyi, şimdi ile geleceği iç içe geçiren İrfan Akalp bizi önce 1970’lere götürüp oradan 2000’li yıllara getiriyor.
Okuru kendi inşa ettiği Yıkıntılar Müzesi’nde ağırlarken yine kendi kuşağının hikâyelerini seslendiriyor. Dolaştığımız bu bireysel müzenin Üstü açık, Yarı açık ve Kapalı bölümlerindeki fotoğraflara, gazetelere, ölüm ilanları ve cinayet haberlerine bakarken aynı zamanda Ankaralı Celal ile Muğlalı Meryem’in aşkına da tanık oluyoruz.
Zaten her roman biraz da yazarı ...