Modern zamanların ışıltılı vitrinleri, gürültülü caddeleri ve bitmek bilmeyen hız tutkusu arasında, en büyük kaybımız ne oldu? Belki de soruyu şöyle sormalıyız: En son ne zaman kendimize, maskesiz ve çıplak özümüze bakmaya cesaret ettik? Modern psikoloji, zihnin kıvrımlarında dolaşırken bizi “birey” olarak tanımlayıp arzularımızı meşrulaştırmanın yollarını arayadursun; ruhumuz, kadim açlığını dindirecek bir sesin hasretiyle kavruluyor. İşte tam bu noktada, bir “uyarı fişeği” gibi parlıyor eliniz ...