İçinde bulunduğumuz çağ, insan kaynakları yönetimini köklü bir dönüşüm sürecine sokmuştur. Küreselleşmenin getirdiği kültürel çeşitlilik, dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojileri, veri temelli karar mekanizmaları, çalışan beklentilerindeki değişim ve yetenek yönetiminin yeniden tanımlanması, bu alanın yalnızca idari bir işlev olmaktan çıkarak kurumların stratejik merkezine yerleşmesine neden olmuştur. Hızla değişen iş dinamikleri, dijitalleşme, pandemi sonrası yeniden şekillenen çalışma kültürü ...