Bu roman, bir olay örgüsünden çok bir hafıza coğrafyasıdır. insanlar değil, konuştuğun; Suskunlukların delil sayıldığı bir anlatı… İstanbul burada bir arka plan değil, aktif bir tanıktır. Taşlarda sakladığı parçalar, kapı aralıklarında kalan gölgeler, unutulmuş defterlerin sayfalarının geçmişini günümüze sızdırır. Okur, açık cevaplardan çok kaçınılan yüzleşmelerin içine doğru çekilir. Anlatı, kaderin yüksek sesle tartışmaz; onu adım adım, çözümleri kurar. Karakterler bilmediklerini sanırlar, ama ...