İmge ve sözcük, birbirine dokunarak birbirinden beslenerek ancak bütünüyle örtüşmeden insanlığın kaydını tutan iki ayrı dildir. Resim, sessizliğiyle zamanı dondurur; edebiyat, sözcükleriyle zamanın akışını yönlendirme çabasındadır. Bu karşıtlık, onları kaçınılmaz bir buluşmanın içine sürükler. İkisi de zamanla girdiği ilişkide zamanı tarih olarak nesneleştirir. Görsel ve sözel olanın buluşması, insanın varoluşunu anlama çabasının estetik tezahürüdür. İmge ile söz arasındaki ilişki, estetik bir m ...