Yirminci yüzyılın sonlarına doğru Soğuk Savaş bitmiş ve küreselleşmenin hız kazanmasıyla birlikte tarihin sonu ilan edilmişti. Ne var ki şimdilerde “tarih”in bütün tezahürleriyle aramızda olduğundan artık kimsenin şüphesi yok. Yakın zamanlara kadar telaffuz etmekten kaçınılan “emperyalizm” ve “imparatorluk” gibi kavramların yaygın şekilde tartışılması ve birer paradigma olarak ele alınmaları hiç de tarihin sonunda olmadığımızın göstergelerinden biri. Fakat o “tarih”, birbirlerinden ne kadar fark ...