Din adamları, tarihsel süreç içerisinde kendilerini ilahî mesajı insanlara tebliğ eden peygamberlerin temsilcileri ve yardımcıları olarak konumlandırmış, mensubu bulundukları dinin öğretilerini topluma aktarma görevini üstlenmişlerdir. Bu konum, onlara dinî ve toplumsal bakımdan önemli bir otorite sağlamıştır. Ancak zamanla bazı din adamları, sahip oldukları bu otoriteyi korumak ve sürdürmek yerine, manevî sorumluluklarından uzaklaşarak dünyevî çıkarlarını öncelemişlerdir. Bu bağlamda, peygamber ...