XX. yüzyılın eşiğinde Irak, bir imparatorluğun uzak vilayeti olmaktan çok daha fazlasıdır: büyük devletlerin gözlerini çevirdiği, eski düzenin çözülmeye başladığı ve yaklaşan fırtınanın ilk işaretlerinin belirdiği bir coğrafyadır. Babanzâde İsmail Hakkı, İstanbul’dan Basra Körfezi’ne uzanan yolculuğunda bu toprakları bir seyyahın merakı, bir gazetecinin dikkati ve bir siyasetçinin keskin bakışıyla kayda geçirir. Irak Mektupları; şehirlerden çöllere, Dicle ve Fırat’tan aşiretlerin dünyasına uzana ...