Bilim ve felsefe tarihinin anlatısı çoğu zaman Avrupa merkezli bir çerçeve içinde kurulur. Oysa dokuzuncu yüzyıldan itibaren İslam ilim dünyasında yoğunlaşan entelektüel hareketlilik, bilginin farklı disiplinler arasında dolaştığı benzersiz bir düşünce evreni meydana getirmiştir. Matematik, astronomi, mantık ve felsefe aynı araştırma ufku içinde buluşmuş; bilginin parçaları, farklı geleneklerden devralınan mirasın yaratıcı biçimde işlenmesiyle yeni bir bütünlüğe kavus ...