Bin dokuz yüz yirmi üçte, Berlin’in soğuk bir kış sabahında, otuz sekiz yaşında bir kadın psikanalist masasına oturdu ve hocasına bir mektup yazdı. Hocasının adı Sigmund Freud’du. Kadın yıllardır onun teorisini öğretiyordu ama bir cümleye artık dayanamamıştı. Freud kadını “eksik erkek” diye anlatıyordu. Bu kadın itiraz etti: “Kadın eksik değildir. Kendi psikolojisi vardır. Kendi yaraları, kendi savunmaları, kendi arayışları.” Adı Karen Horney’di. O mektup, kadın psikolojisinin yüz yıllık başlang ...