“Dedem, kitap okurken hep aynı şekilde otururdu. İki yastığı üst üste koyar, dizlerinin üzerine çöker, kitabı öyle okurdu. Saatlerce kıpırdamadan… Çocuk aklımla anlam veremezdim.
Bir gün dayanamadım: “Seyda, neden uzanarak okumuyorsun? Zor olmuyor mu böyle” diye sordum. Gülümsedi. O yumuşak, içimi ısıtan gülümsemesiyle baktı bana: “Evladım,” dedi, “Bu kitabı yazan emek vermiş. Gecesini gündüzüne katmış. Ben nasıl uzanarak saygısızlık edeyim?”
O gün belki tam anlamadım ama o cümle içim ...