Kezia, sesin geldiği yere koştu. Büyük kızının kucağında, ikinci çocuğunu cansız bedeni duruyordu. Bir kurşun kalbine isabet almış ve oracıkta ölmüş. Kezia dizlerinin üzerine düştü. Hüngür hüngür ağlamaya, dövünmeye başladı. Feryadaki herkes ağlıyordu. Kezia oğlunu kucağına aldı. Öpüp okşuyor, yüzüne düşen gözyaşlarını siliyordu. Oğlunun altı parmak arkasına koydu. Kendi de arabaya bindi. Oğlunun gözlerini, dudaklarını, başını yerini okşayıp sevmeye başladı yeniden... ve yeniden... ve yeniden... ...