Bu çalışma, kıyıya ilişkin basit bir çevre sorununu ya da dar anlamda bir hukuk tartışmasını ele almak için yazılmadı. Bir mekânın nasıl yavaş yavaş kamudan koparıldığını, bir hakkın nasıl görünmez kılındığını ve kamusal olanın nasıl sessizce özel çıkarlara terk edildiğini anlamak ve anlatmak için kaleme alındı. Kıyı, bu anlatının yalnızca mekânsal sahnesidir. Asıl mesele, hak, eşitlik, kamusallık ve adalet sorunudur.
Kıyı Hakkı kitabı, işte bu sorunların ve ardındaki çok daha derin bir eşi ...