Yıldızları görüyordum. Uzaklardan çağıran seslerini işitiyordum. Kulaklarım çınlıyordu. Otların
kokusunu, toprağın nemini, bir suyun hafif şırıltısını duyuyordum. Sonrası derin bir sessizlikti.
Ulaştığım bu direnç, ruhumu sarmalayan bu sağır edici sükûnet, azabından geçtiğim o ateş
fırtınasında saklıydı belki de. Bir tünelin karanlığında ölü gölgeler uzaklaşıyor, bir ışık
yaklaşıyordu. Giderek huzurun mekânı gibi hissetmeye başladım durduğumuz bu noktayı. Bir
şarkı y ...