İçimde yine aynı kıpırtıyı hissettim.
Bedenimde nasıl yer ettiğini bilmediğim bir bebekle, kendi dünyamdan çok uzakta, kızıl bir evrendeydim.
"Yardım edin! Biri bize yardım etsin!"
Ormanın karanlığında sendeleyen adımlarım, sonunda iri bir ağacın gövdesiyle çarpıştı. Kendimi yerde bulduğumda anlamıştım; çarptığım şey ağaç değil, bir yabancının sert gövdesiydi.
"Yardım istiyordun, değil mi?"
Sesinin bir rengi olsaydı, bu kesinlikle siyah olurdu. ...