Bu kitap, “büyük” olayların soğuk başlıklarını değil; o başlıkların altında ezilen, direnen, susan ve
bir şekilde yaşamaya devam eden “biricik insan”ı arıyor. Kuyuya düşen bir ayakkabının etrafında
büyüyen sessizlikten, enkazın altında süper kahramanları bekleyen bir kalbin atışına; dar
sokaklarda kimliğini fısıldayan bir aşktan, taşranın kederli ama inatçı umuduna uzanan öyküler
bunlar. Gerçekle masalın sınırı bilerek inceltiliyor; gündelik olanın içine sızan tekinsiz ayrınt ...