Hz. Mevlâna’nın Konya’yı düşünce dünyasına mekân olarak seçmesi, sâdece Selçuklu Sultanı’nın dâveti olarak izâh edilebilmez. Hâdise bu kadar sâde değildir. Hz. Yesevî mektebinden feyz ve vazife almış birçok Horasan Erinin, Alperenin hâtırasında Konya, “Diyar-ı enbiyâ vü âsfiyâ” olarak, hayret ve hayranlık hânesinde kayıtlıdır. “Gel ve dergâhımı ziyaret et Aşkın nuru buradan yayılır Semerkand’a ve Buhara’ya, Buradan Konya’dan, bir an..” Hakikatte yok olmanın en üst mertebelerine yükselmiş bir ulu ...