Rüzgârda titreyen kamış gibi geçirdik salgını, öksürüklü, ateşli ve
dumanlanmış ciğerlerle. Birer istatistik veriye dönüşen ölülerimizi
hatıralara koyarak boş sokaklara yenilgimizin resmini çizdik. Onlar kendi
iç denizlerinde nefessiz çırpınırlarken sevdiklerini dünya gözüyle son defa
görmeden, vedalaşmadan öldüler. Törensiz ve tenhada gömüldüler,
kimsesiz ölüler gibi.
Dün çocuklarımızın yarınlarını çaldık, bugün acıyla hesapsız
dünlerimizin hesabını ödüyoruz ...