"Ben kuşlara izin vermem. Uzun kollarım var. Bir çırpıda ürkütürüm. Yapraklarım konmalarına
izin vermez. Sen kendine bak ihtiyar."
Bir başka ses daha karıştı sohbetlerine. Sakin gibi göründüğüme aldanmayın. Bir fırtına da hırçın
rüzgâr olurum. Kelebeklerimize zarar verenleri sararan sonbahar yaprağı gibi oradan oraya
savururuz. Sonra nereye düşeceğini seçemez bile. "
Neler oluyordu. Küçük Kâşif'le arkadaşı donup kalmışlardı. Kaskatı kesilmişlerdi. Birden komşu
...