Kudüs, yalnızca bir şehir değildir. Kudüs hesaptır. Ümmetin dini, siyasi ve kültürel hafızasının merkezidir.
Hilafet ise geçmişte kalmış bir hatıra değil; meşruiyet, otorite ve adalet fikrinin tarih boyunca aldığı en kapsamlı siyasal biçimdir. Bugün İslam dünyasının yaşadığı parçalanmışlık, kriz ve güç kaybı; bu merkezin ve bu otorite fikrinin yitirilmesiyle doğrudan ilişkilidir.
Bu kitap, Kudüs’ü romantik bir sembol olarak değil; siyasal, fıkhî ve stratejik bir merkez olar ...