Bir cinayet, bir kayıp hafıza ve kusursuzca planlanan bir oyun.
O gece sabah olmadı, gün doğmadı, karanlık bir türlü aydınlığa kavuşamadı.
Efsun İlke, hiç bulunmaması gereken bir yerdeydi. O an gözlerinin önünde bir hayat, tetiğin sert bir dokunuşuyla sona erdi. Her şey bir anda olup bitti; kanın keskin kokusu havaya karışırken ölümün sessizliği, etrafını sardı. Şok, korku ve kaçış içgüdüsü bedenine hükmederken, onun tek yapabildiği adım atmamaktı. Ama kaçmayı başardığını s ...