“Dünyanın kenarı, derdi Murat Hoca buraya; kimsenin hikâyesi burada başlamaz doktorum, sadece herkesinki burada sona erer. Yanılıyordu halbuki. Benim hikâyem tam da burada başladı. Dünyanın kenarında ya da salonun ortasında ya da her ne haltsa, ama temmuzda, rüzgârlı bir havada.”
Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında, her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor. Yutuyor kenarları, köşeleri, arabaları, evleri kum; yutuyor günleri, takvimleri, atları, ...