Kurtlarla kuşatılmış bir kent, ülke, dünya. Bu kurtlar vahşi, saldırgan, kalleş: Uygarlığın ortasında eli silahlı siviller; gençleri kaçıran, işkence eden, vurup öldüren. Bu kurtlar bürokrasiden birileri, alttan üstten memurlar, avukatlar, doktorlar, komşular; en belalıları sermaye sahipleri ve onlara hizmet edenler. Bu kurtlar arasında yeni yitirdiği kocası da var yazarın; eğiteceğini, dönüştüreceğini sandığı köyden gelen gencecik hizmetkârı da.
Kurtlar kalabalık, kurtlar her yerde. ...