Bazı düşüşler vardır ki bir son değil, bir başlangıçtır; insanın dış dünyayla değil, kendi içindeki karanlıkla yüzleştiği, bütün maskelerin düştüğü ve geriye yalnızca çıplak hakikatin kaldığı anlar… İşte bu kitap, tam da böyle bir düşüşün içinden doğan bir yükselişin hikâyesidir. Çünkü insan, en çok yalnız kaldığında düşünür, en çok karanlıkta kendini tanır ve en çok dibe vurduğunda aslında ne olduğunu değil, ne olabileceğini fark eder.
Kuyu, bu hikâyede sadece bir mekân değildi ...