Sözlü kültürün köklü değerlerinden biri olan halk hikâyesi, görünenin ardındaki gizli gerçekleri sembolik bir dille açığa çıkaran, bireyin düşünce dünyası ile toplumsal bilgelik arasında köprü kuran bir hafıza mekânıdır. Kuşaktan kuşağa aktarılan halk hikâyeleri, kolektif belleğin şifreli anlamlarını muhafaza eden zengin bir hazine niteliğindedir. Arketipsel imgeler ve sembolik motifler aracılığıyla ruhsal derinlikleri bilince taşıyan halk hikâyeciliği geleneği, Türk edebiyatında güçlü bir temsi ...