Bu hikâye yarım kalan hayallerin zamana geç kalmışlığıyla başlar. İnsanın hayatında öyle anlar yaşanır ki, yaşama dair bütün umutlarını yitirdiği dibe vurduğu zamanlarda yaşamın anlamsız olduğunu düşünerek yaşamanın sadece nefes alıp vermekten ibaret olduğunu düşünüp bütün umutlarımızın karanlıklara büründüğü anlara şahitlik ederiz. Takvimin akıp giden sayfalarının arasında ölüme eşlik eden bir bedene dönüşür insan. İçimizi karamsarlıklar, yıkılmışlıklar, umutsuzluklar kaplar yüreğimizi hayaller ...