“Ben bir dereydim, sevdiğimin yaşadığı denizi aradım. Denize ulaştığımda tekrar kayaların
arasında koşmak için tepelere getirildim. Sessizliğe hapsolmuş, sevdiğimin yüreğine hasret
bir türküydüm. Cennetin rüzgârları beni o yemyeşil ormanda dile getirdiğinde bir sese
yeniden kapıldım ve yeniden sessizliğe dönüştüm. Kara toprakta bir köktüm, çiçek oldum ve
sonra göklere yükselen bir koku oldum; sevgilimi sarmak için. Sonra bir el beni yakalayıp
topladı; yeniden bir kök old ...