İstanbul bir gecede üç cinayetle sarsılır.
Aynı saat. Aynı sessizlik. Aynı kaçınılmazlık.
Emekliliğin eşiğindeki Başkomiser Ali Hanoğlu apar topar göreve geri çağrılır. Önündeki dosyada tek bir şey yazılıdır: 471...
Ne bir isim. Ne bir örgüt. Sadece bir sayı… Ve açıklanamayan bir huzursuzluk.
İlk bakışta bağlantısız görünen cinayetler, derine indikçe ürkütücü bir ihtimali ortaya çıkarır: Bu bir seri katil vakası değildir. 471, insanları farkında olmadan aynı sona doğru yönlen ...