Genç adam, yaşam ile ölüm arasında gidip gelen bir girdabın ortasındaydı. Zemheri bir soğuğun içinde, beline kadar yükselen karlara bata çıka yürümeye çalışıyordu. Her adımında
dondurucu rüzgâr, yüzünü keskin bir bıçak gibi yalıyordu. İliklerine kadar işleyen soğuk, onu bitap düşürüyor, nefesini adeta kesiyordu. Ellerini ovuşturarak biraz olsun ısınmaya çalışsa da
bu beyhude bir çabaydı. Neredeydi, nasıl buraya gelmişti? Bunları hatırlamıyordu. Tek bildiği, aklından bir an olsun çıkmay ...